Rumeli Feneri - Ceneviz Kalesi


 İstanbul Boğazına Karadeniz’den giriş yapan gemileri karşılayıp aynı denize açılanları uğurlayan fener göze sığmayan panorama içinde bembeyaz silueti ile göz kırpıyor.
Artan yakıt fiyatları, daralan tatil zamanı, İstanbul’un gümrük kapısını andıran otoyol gişeleri ve iskeleler önünde uzayan araç kuyrukları, zorlaşan ekonomik koşullar, kent merkezine yakın ulaşımı kolay gezi yerlerinin cazibesini artırıyor. Bunlardan biri olan Rumeli Feneri bilhassa İstanbul’un Avrupa yakasında oturanlar için ideal gezi yerlerinin başında geliyor.
Görünüşte Rumeli Feneri şirin ve nostaljik bir balıkçı köyü. Fakat köyün bünyesinde birçok özellik ve güzellik gizli. Bunların hepsine sırasıyla değinerek gezimize başlıyoruz.
Tarihi fener
Fransızlar tarafından 1856 da yapılan fener, deniz seviyesinden 58 metre yükseklikte bulunuyor. Kule yapısı üç kademeli olup 30 metre uzunlukta. İlk yıllarında gaz yağı ile çalışan fener, sonraları asetilen gazına çevrilmiş şimdi de otomatik olarak elektrikle çalışırken ışığın görünüş mesafesi 18 mile ulaşmış. Fenerin ilginç bir de hikâyesi var… İlk inşası sırasında kulenin birkaç kez yıkılması üzerine köyün yaşlıları kule sahası içinde bir yatır olduğunu, kulenin bu yüzden yıkıldığını Fransız yapım şirketine söyleyince önce türbe yapılıp etrafı çevrilmiş, sonra da bugünkü fener kulesi yapılıp, bitirilmiş. Kule binası içinde bulunan Saltuk Baba Türbesi ziyaret edilebiliyor.
Ülkemiz kıyılarında bulunan çeşitli tip ve özelliklere sahip toplam 354 fenerden biri olan Rumeli Feneri konumu, çevresi ile fotoğrafı çekilecek, tablosu yapılacak, saatlerce seyredilecek kadar göz okşuyor. Özellikle kısa bir rampa ile inilen deniz seviyesinden daha da ihtişamlı görünen fenerin dalgakıran içine vuran beyaz renkli kule yansıması, kıyılara yanaşıp omuz omuza vermiş renk ahenk balıkçı teknelerinin renklerine karışırken, önünden geçen martı ve karabataklar manzaraya farklı hareketler katıyor.
İsterseniz limanın en ucuna kadar aracınızla gidip resim yapabilir, isterseniz bu manzara da kendinizi dinleyebiliyorsunuz. Canınız çekerse kulenin tam karşısına geçip dalgakıran boyunca hem deniz kıyısında hem de üzerinde tertemiz deniz kokusu içinde dinlenip sakinleşiyor, iştah açıcı yürüyüşler yapabiliyorsunuz. Yemek veya kahvaltı öncesi yapılan bu kısa gezintiler sonrası kule dibinde bir çay bahçesinde oturabilir veya köyün “Roke” veya “Barınak” isimli balık lokantalarının birini yemek için tercih edebilirsiniz.
Liman içinde ve tam uç noktada dalgakıran başında yer alan Roke balık lokantası, sırtını dayadığı kayalıklardan almış ismini. Bu kayalıklar fener kulesinin olmadığı yıllarda yine işaret feneri olarak kullanılır, gemicilere yön gösterirmiş. Gündüz uzaklardan görünebilsin diye tam tepesine beyaz mermerden tek parça blok bir taş konmuş, etrafına taş işçiliği ile halat deseni işlenmiş. Köyün yerlileri kıyıdaki bu kayaları roke olarak anıyorlar. Dalgalar bu kayalara çarptıkça beyaz ötesi köpükler etrafa yayılırken açığa çıkan bol iyot kokusu deniz kokusuna, biraz da ızgara balık ve içine su konunca beyazlaşan içeceklerin kokusu karışıyor!
Kapalı veya açık bölümlerdeki masalardan birine kuruluyor başlıyorsunuz boğaz’a giriş çıkış yapan gemileri seyretmeye. Tam karşınızda Anadolu Kavağı Feneri bakış açınızın ortasında yer alırken içeri devamında Poyrazköy bulunuyor. Mimari özelliği bulunmamasına rağmen Rumeli Feneri çevresini dolduran apartmanlar, kıyıdaki tekneler renkleri ile bakılası bir peyzaj oluşturuyor. Dünyanın en lezzetli balıkları sayılan Karadeniz balıkları içinden siparişlerinizi veriyorsunuz. Az tuzlu denizin balıkları lezzetli olur derler, işte bu yüzden deniz suyundaki tuz oranının düşük olması nedeniyle yağlı kavrulmamış leziz balıklar arasında çinakop, lüfer başta olmak üzere tekir, palamut, midye, kalamar tava, hamsi ızgara, tereyağlı veya güveç karides gibi seçenekleriniz bulunuyor. Çaylar kahveler içiliyor ve yenen yemeklerin hazmı için tekrar yürüyüş ihtiyacı beliriyor.
Limandan ayrılıyor, rampayı tırmanıp köyün içinden çıkıyormuş gibi yaparak fırının yanındaki yoldan inerek, yol üzerinde çocukların sevdiği türden oyun aletleri olan temiz bir oyun parkı yanından geçip 150 metre kadar mesafeyi sağa dönerek tamamlıyorsunuz. Karşınızda oldukça geniş bir düzlük içinde, bir bakışta her tarafını kolaylıkla görebileceğiniz bir kale yer alıyor.




İlgili Aramalar: Rumeli Feneri nerede , İstanbulda nereler gezmeli , Ceneviz kalesi , Kale ceneviz


Emojileri açEmojileri kapat