Bafra Asarkale



Samsun’un doğa ve kültür turizminden söz edildiğinde önemli bir yeri vardır Asarkale’nin. Bafra ilçe merkezinin 20 km kadar güneyinde gürül gürül akan Kızılırmak suyunun yanı başında yer alan kale, aslında 3000 yıllık tarihini günümüze taşıyan taş bir harabedir. Bu yazımızda; hakkında pek fazla bilgi bulunmayan Asarkale’nin zamana direnişine tanık olurken Kızılırmak havzasının dillere destan güzelliğinden bahsedeceğiz sizlere.
Anadolu insanının asırlar boyu binbir nimetinden yararlandığı, nice medeniyetlere can veren Kızılırmak, bereketinin yanı sıra içinden geçtiği coğrafyaya verdiği muhteşem manzaralarıyla da ünlüdür. Bu nedenle Samsun doğa turizminde önemli bir yeri vardır kızıl suyun. Bafra ovasına ve deltaya hayat veren Kızılırmak, Samsun sınırları içerisinde iki büyük hidroelektrik santrali ve baraj gölüne de ev sahipliği yapar. Birbirinin ardı sıra konumlanan Derbent ve Altınkaya baraj gölleri, görülmeye değer manzaralarıyla adeta cennetten birer köşe sunar. 
Karayoluyla Bafra Sinop istikametinde yol alırken, Kızılırmak köprüsünü geçtikten hemen sonra güney yönünde bir yol ayrımı vardır. Oldukça bakımlı ve de ilk kilometrelerinde işlek sayılabilecek bu yol, bizi doğruca baraj göllerine ve Asarkale’ye ulaştırır.
Geniş tarlalar arasında güneye doğru ilerlerken uçsuz bucaksız Bafra ovası da ufukta yaklaşan dağ etekleriyle birlikte son bulur. 7-8 kilometre kadar sonra yolun solunda beliren Derbent barajının ardından muhteşem bir göl manzarası kucaklar sizleri. Göl boyunca kıvrılan yolları kat ederken değişen manzara, her virajın sonunda bir kez daha aşık eder kendine. Yemyeşil ve masmavi bir dünyanın içinde bir yanınızda orman, bir yanınızda göl manzarası varken bol bol fotoğraf çekmemek kendinize haksızlık olacaktır. Yol boyunca durup manzaranın keyfini çıkarabileceğiniz birçok noktanın yanı sıra, göl kenarında bir şeyler yiyebileceğiniz irili ufaklı balık restoranları ve tesisler de mevcut. Ancak bölge şimdilik sadece günübirlik yerel turizmle sınırlı kaldığından mevcut tesislerin olanakları da bu oranda kısıtlı.
Adını zirvede bulunan kaya bir geçide benzeyen oluşumdan alan “Kapıkaya” bölgesindeyiz. Bulunduğumuz arazi yapısı artık dağlık. Dik yamaçlı kayalar ve ormanlık arazi içerisinde Derbent baraj gölünün batı kıyısı boyunca güneye doğru ilerliyoruz. Göl kenarında şirin bir kasaba, konumuyla dikkat çekiyor. Şair Neyzen Tevfik’in doğum yeri “Kolay” kasabası burası. Böylesi bir coğrafyada bu kasabada yaşayanlar oldukça şanslı olmalı diye içinden geçirmeden edemiyor insan. Birkaç kilometre sonra göl havzası iyice daralıp yerini Kızırmak’ın yatağına bırakıyor. Daha ileride ise yolun ve ırmağın her iki yanında yükselen dik kayalıklar ve bu kayalıkların üzerlerindeki sütunlu oyma mezarlar dikkat çekiyor. İçerisinde bulunduğumuz vadiye bakan farklı noktalarda üç adet kaya mezarı bulunuyor. Her mezar da ulaşılmaz görünen yerlerde inşa edilmiş. Bunlardan ikisi yol ile aynı yakada, adeta dik bir duvarı andıran kayalıklar üzerinde 50-60 metre kadar yüksekte bulunuyor. Üçüncüsü ise oldukça gür akan Kızılırmak suyunun karşı yakasında ve diğerlerine göre daha alçak bir noktada yer alıyor. Anlatılana göre kayaların içerisine oyulmuş bu odalar dar tünellerle birbirlerine bağlıymış. Hatta tünellerden biri nehir yatağının altında iki yakayı birbirine bağlıyormuş. Bu tünel ve geçitler de Kapadokya bölgesindeki benzerleri gibi kayalar oyularak inşa edilmiş.
Asarkale ise tam bu bölgede bulunmakta. Bu üç kaya mezarı balkonunun tam orta noktasında, yol ile aynı yakada yüksek bir kayalığın üzerinde kurulmuş. M.Ö 1000 yıllarında inşa edildiği varsayılan, helenistik döneme ait olduğu düşünülen bir yapı. O dönemde mevcut ticaret yollarını korumak üzere yolu gören stratejik noktalarda inşa edilen kale tiplerine bir örnek. (Samsun’da buna benzer bir diğer yapı ise Akalan köyü sınırlarında Akalan kalesi olarak bilinmektedir.) Yazının başında da belirttiğimiz üzere; halen ayakta kalan bir kısım yığma taş duvarları ve giriş kapısı kemeri bulunan Asarkale daha çok bir harabeyi andırmaktadır. Kale kayalığın zirvesine inşa edildiğinden avlusuna ulaşmak pek de kolay sayılmaz. Dar karayolunun hemen kenarında küçük bir mağara girişine benzeyen karanlık bir delik göze çarpıyor. Büyük ihtimalle yol çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan bu delikten bir fener eşliğinde içeri girdiğinizde kayaların içine oyulmuş ve yukarı doğru çıkan bir tünel merdiven olduğunu görüyorsunuz. Bu tünelden çıktığınızda yoldan 20 metre kadar yüksekte bulunan bir terasa ulaşıyorsunuz. Erozyonla yıpranmış ama halen belirgin olan kaya basamakları takip ederek tırmanmaya devam ettiğinizde kalenin halen ayakta olan yığma taş duvarları ve giriş kemeri karşılıyor sizleri. Kartal yuvası gibi konumlanmış bu noktada manzara görülmeye değer. Hemen tüm çevreyi buradan kuş bakışı görmek mümkün. Kale duvarları arasında kalan alan dik bir eğime sahip ve yürümek oldukça zor. Bitkiler ve bozuk patikalar arasından dolaştıkça derin baca delikleri, taş kalıntılar ve yerlerde bazıları içi sırla kaplanmış kırık çömlek parçaları bulmak mümkün. Hatta biraz dikkatliyseniz şekil verilmiş kemik parçalarına bile rastlayabiliyorsunuz. Yer yer özensizce kazılıp bırakılmış bölgelerden anladığımız kadarıyla define avcıları burayı çoktan keşfetmişler. Ne yazık ki turizm potansiyeli yüksek olan bu yere hiçbir resmi kurum tarafından sahip çıkılmamış besbelli.
Geldiğimiz yolun daha da ilerisinde Altınkaya barajı ve baraj gölü var. Ancak oraya yapacağımız geziyi başka bir güne bırakıp dönüş yoluna geçiyoruz. Geldiğimiz güzergahtan geri dönebileceğimiz gibi, dönüş yolunda köprüden Kızılırmak’ın karşı yakasına geçip derbent gölünün diğer yakasını da kullanabiliriz. Böylece farklı bir ışık açısıyla dönüş yolu manzarasının keyfini sürebilir, Boğazkaya köyünde bir kısmı baraj suları altında kalarak ilginç bir görüntü oluşturan cami minaresini görebilirsiniz.
Sonuç olarak Kızılırmak havzası, baraj gölleriyle, tarihiyle, insanlarıyla ve tüm güzelliğiyle dün olduğu gibi bugün de canlılığını korumakta. Burası için planlayacağınız günübirlik bir gezi, ayırdığınız birkaç saati sonuna kadar hak edecek ve aklınızda kolay kolay unutamayacağınız  keyif dolu anlar bırakacaktır.


İlgili Aramalar: Samsunda kaleler , BafraASarkale , Asar kale nerede , Asarkale , Bafrada gezilecek yerler,  Samsunda gezilecek yerler , Samsunda nereleri gezmeli

Bafra Asarkale için “0 yorum” bulunmaktadır.